MALİ TATİL VE SGK BİLDİRİMLERİ

Bilindiği gibi her yıl 1 Temmuz- 20 Temmuz (dahil) tarih aralığı, mali tatildir ve bu, maliyeye raporlama yapan Mali Müşavirlerin, her sektörden en az bir mükellefi olanlar düşünüldüğünde, günde 5 adet beyanname beyan edilen bir çalışma hayatında mutlak ihtiyaçtır.

Sektör gözetmeksizin her ay rutin olarak beyan edilmesi gereken beyannamaler listelendiğinde aşağıda görülebileceği gibi, aslında her Mali Müşavirin asli işi sayılan işler Mali Tatil tarihi süresi zarfı içinde yer almamaktadır.

(Hep derim bizim yaptığımız meslekte öğrenmenin sonu yok.  Sürekli kendimizi güncel tutmalıyız. Bununla ilgili e-yaklaşım dergisinin Temmuz.14 sayısını okurken, bir üstadında mali tatil konusunda bir makale yazdığını görünce heyecanla okumaya başladım ve yazının sonunda öğrendiğim kadarıyla her nekadar Mali tatil 01 Temmuz- 20 Temmuz tarihleri arasında olsa da, Mali tatil sonrasındaki 7 günlük süre zarfında ( 28 Temmuz)a kadarki sürede rutin olarak yapılan KDV, Muhtasar gibi beyanname verme işlemlerinin de 28 Temmuz tarihinde beyan edilip, 30 Temmuz tarihinde ödenmesinin hiçbir sorun yaratmayacağını öğrendim ve Temmuz.14 Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan vergi takviminden de teyit ettim.) 23.07.2014 tarihli makale içi ekleme.

 

Beyanname Türü Beyanname Verme Süresi Beyanname Ödeme Süresi
KDV Beyannamesi (Aylık) İzleyen ayın 24. günü akşamına kadar verilir. Beyanname verilenayın 26. günüakşamına kadar ödenir
Muhtasar Beyanname (Aylık) İzleyen ayın 23. Günü sonuna kadar verilir Beyanname verilenayın 26. günüakşamına kadar ödenir.
BA-BS Bildirimi İzleyen ayın son günü sonuna kadar verilir.
Damga Vergisi(Sürekli Mükellefiyette) İzleyen ayın 23. günü akşamına kadar verilir. Beyanname verilenayın 26. günüakşamına kadar ödenir.

 

 

Bir şirket düşünüldüğünde  bağımlı olarak çalışan Mali Müşavirler için değil, adeta insan kaynakları yöneticileri için bir “mali tatil” düzenlemesi söz konusu gibi görünmektedir.

Bu düşüncemi destekler biçimde, Mali Tatil kapsamında değerlendirilen SGK işlerine bir göz atalım. Karışlaştırmalı olarak SGK işlemlerinin normal prosedürü ve Mali Tatil zamanına denk gelmesi durumunu tablo üzerinde inceleyelim;

5510 sayılı yasaya göre süreler Mali Tatil zamanı Süreler
a)    İşyeri Bildirgesinin Verilmesi-Sigortalı çalıştıran iş yerleri için;*yeni açılıyor ise, en geç sigortalının sigortasının başladığı gün*devir durumunda, devirden sonraki 10 gün içinde

*miras yoluyla devir durumda, ölüm tarihinden itibaren 3 ay içinde

SGK’ya bildirilmesi gerekir.

a) Eğer bu sürelerin son günü mali tatilin başladığı zamana denk geliyorsa, Mali tatilin bitiminden sonraki 7 gün içinde bildirim yapılabilir.
b)    İşe Giriş Bildirgesinin Verilmesi-       En geç sigortalının çalışmaya başladığı tarihten bir gün öncesinde işe giriş bildirgesinin verilmesi gerekmektedir.-       İnşaat, balıkçılık ve tarım sektöründe en geç işe başladıkları gün,-İlk defa tescil edilen işyerleri ile yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma araçlarında sefer esnasında işe alınan sigortalılar için, işe alındıkları tarihten itibaren bir ay

SGK’ya bildirilmelidir.

b) Eğer bu süre mali tatil süresi içine giriyorsa, tatilin bitiminden sonraki 7 gün içinde beyanneme verilebilir.
c)    İşten ayrılış bildirgelerinin Sigortalı işten ayrıldıktan sonraki, 10 gün içinde SGK c)Mali tatile denk geliyorsa, tatil bitiminden sonraki 7 gün içinde.
d)    SGK tarafından uygulanan idari para cezalarına itiraz süresi 15 gündür.-re’sen hesaplanan prim borçlarına itiraz süresi bir aydır.- asgari işçilik tespit komisyonunca belirlenen orana itiraz süresi bir aydır. d) Bu sürelerin mali tatile denk gelmesi durumunda mali tatil bitiminden sonraki 7 gün içinde itirazların yapılması gerekir.

 

 

Görüldüğü gibi rutin yapılacak hemen hemen bütün İnsan Kaynakları işleri mali tatil kapsamındadır. Sadece istisnai olarak meslek ve iş kazaları mali tatil süresi dahili içinde değildir.

Günün sonunda, maalesef hala, SGK işlemlerinin Mali Müşavirlerin sorumluluğu altında yapıldığı düşünülürse ve 2007 yılı öncesinde “mali tatil” diye bir kavram dahi yokken, duruma çok da karamsar bakmayıp, kapsamının geliştirilmesi için hazırlanan yasa tasarılarını takip edip, destekçisi olmalıyız.

 

İİBF MEZUNLARI İÇİN EN İDEAL MESLEK MÜŞAVİRLİKTİR

Yüzyüze  konuştuğum, İİBF bölümlerinden mezun birçok kişiden aldığım ideal meslek sorusunu, herkesin faydalanabileceği bir ortamda cevaplamak istedim. Bütün meslekler için geçerli olduğunu düşündüğüm ve aslında çok da sık yapmadığım “genelleme ile tespit çıkarma” durumunu istisnai olarak bu konu için yapacağım. “Genel olarak”, mesleğe yeni adım atacak olan kişilere, mesleği uzun süredir icra eden kişiler, “aman sakın tercih etme, kazancı düşük, kariyer anlamında tatmin edici değil” gibi, yapmakta olduğu işi yeren açıklamalar yaparlar. Bunun sebebi kimilerine göre, mesleğin tecrübeli mensuplarının, meslekteki mevcut pazar payını, yeni gelecek kişilerle paylaşmaktan kaçınmaktır.   Bazılarının gerçekten yaptıkları işten memnun olmadığını ve samimi bir şekilde,  bunu dile getirdiklerine inanıyorum.

Benim firkrime göre ise; özellikle mezun olunduğunda, doktor, avukat, mühendis gibi bir ünvan alınamayan bölümlerden mezun olanlar için, olabilecek EN İDEAL MESLEK MÜŞAVİRLİKTİR. Müşavirlik titrinin tam açılımı olarak da sizlere MALİ MÜŞAVİRLİK ve GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİni öneririm. Benim detaylandıracağım kısım, uzmanlık alanım olan, Mali Müşavirlik kısmı olacak.

 Ticari hayat bilindiği üzere asırlardır devam etmektedir. Bu süre zarfında hep bir “para hesaplayıcı” kişiye ihtiyaç duyulmuştur. “Ölmeyecek Meslek” arayışı içinde olunulan bu günlerde, bu meslekten daha ölmeyecek olanını “masa başı” işler arasında bulmak zor. Emek vererek hazırlanıp girdiğiniz onca sınav sonrası sahibi olduğunuz, Müfettişlik, Uzmanlık, Memurluk gibi titirler ilk başta size sığınılacak bir dal gibi gelse de ve günün sonunda bir çoğunun emekli olup Mali Müşavirlik ofisi açtığını bilmiyor olsanız da gerçek olan bu. KPSS, monoton, bürokrasi içinde insiyatif hakkınızın olmadığı, alt-üst ilişkisi içinde kendinizi yeterince ifade edemeyeceğiniz sonrasında sizi ellerinizden ve ayaklarınızdan bağlayacak ve rotanızı değiştirememenize sebep olacak mesleklere kucak açmanızı sağlayacak bir sınav. Bir de kötü yanı var ki, yaşayacağınız şehri bile siz seçemeyeceksiniz belki de. Bankacılık da bir başka sınavla girilen meslek türünden. Bir şubede, çok uzun çalışma saatleri, ulaşılması neredeyse imkansız hedefler karşısında yaşınılan amansız stres. Halbuki mali müşavirlik ruhsatına sahip bir kişi, isterse bir şirkette bağımlı olarak, isterse ticaret hayatında aktif rol alıp kendi ofisinde hizmet verebilir. Elinizde bulunan bu iki alternatif, sizin tercihleriniz doğrultusunda kariyerinizi yönlendirebilmenizi sağlayacaktır. Sadece teknik konular da değil, bunun dışında sosyal, kültürel alanlarda da kendinizi başarılı buluyorsanız, ticaret hayatında kendinize kısa sürede yer bulabilirsiniz. Özellikle küçüğünden büyüğüne tüm ticarethanelerin bir mali müşaviri olma zorunluluğu yasa ile zorunlu halde bulunduğu için, potansiyel mükellef portöyünüz oldukça geniş bir sıkala içinde yer alacak. Gelişen ve artan dış ticaret hacmi göz önüne alındığında, en az bir yabancı dil ile teknik donanıma sahip olursanız, yabancı ortaklı firmalar tarafından da tercih edileceksiniz. Ülkemizdeki  mevcut deneyimli  mali müşavir profilleri arasında yeterli sayıda, teknik ingilizce bilgisine sahip kişi bulunmadığı için, özellikle mesleğe yeni yönelecek kişilerin, yabancı dilde, mali rapor hazırlayabilme konusunda kendisini geliştirmesini tavsiye ediyorum.

Yaptığınız iş, bir saha değil, ofis işi olacak ki bu da fiziksel yıpranmayı azaltacaktır. Zihinsel yıpranmanızla ilgili ise, evet maalesef biraz fazla yıpranacağınızı itiraf etmeyelim. Ama yorulmadan para kazanılan meslek mi var? Gerçi bu zihinsel yıpranmayı da minimum seviyeye indirmenin basit bir yolu var.  Planlı çalışarak, 8 saatlik mesai sürenizde sorumlu olduğunuz tüm işleri gerçekleştirebilirsiniz. Türkiye özelinde konuyu ele alırsak, daha çok “VERGİ için MUHASEBE” işlemleri düzenlendiği için, planlarınızda önünüzdeki pusula, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın yayımladığı Vergi Takvimi’nden başkası olmayacaktır. Beyanname günlerine, tüm kontrollerinizi tamamlamış olarak başlayabilirseniz, çıkabilecek ufak tefek düzeltmeler sonucunda çok fazla stres yaşamadan beyanınızı gerçekleştirebilirsiniz. Bu durum bağımlı çalışan meslek mensupları için daha kolaymış gibi görünse de, aslında büro sahibi Mali Müşavirler için de çok zor değil. Sadece yaptığınız işe öncelikle kendiniz saygı duyarak, mükelleflerinizin de saygı duymasını sağlamalısınız. Özellikle Yeni TTK sonrasında, ticaret hayatı aktörlerinden daha fazla şeffaflık talep ediliyor. Yürürlük tarihleri itibariyle istenilen şeffaflık düzeyi, aşama aşama gelişmiş dünya ülkeleri seviyesine getirilmeye çalışılacak. Hiçbir yasa, uygulayıcısı tarafından benimsenmeden geçerlilik kazanamaz. Bu sebeple finansal ve mali verilerini yönettiğimiz mükelleflerimizin “şeffaf datalar” sunabilir hale gelmesini sağlamalıyız. Bence tam da bunun için, mesleğe adım atacak pırıl pırıl genç, dinamik ve farklı bir bakış açısı getirebiecek yeni meslek mensuplarına ihtiyaç var. Gelişen ve değişen bir dünyanın içinde, yıllardır kullanılan methotlarda ısrarcı olacak, yeniliklere kapalı kişilerle olağan durumdan daha ileri bir seviyeye gelmek ne kadar mümkün olabilir? Mesleği icra edenlerin eksiklerini saklamak için, adeta  korkuyla yaklaştıkları yeni adaylara kucak açmak, onlara bilgilerimizi aktarmak, öncelikle kendi yaptığımız işin hafiflemesini, mesleğin bilgi birikimini arttıracak, toplumdaki saygınlığı sağlayacaktır.