KURUMLAR VERGİSİ MATRAHI HESAPLAMA

Ticari hayatta aktif rol alan tüm kesimlerin en azından duyduğu Vergi Matrahının tanımı; şirketteki satış ve alış işlemlerinin tamamlanmasından sonra hazırlanan mali tablolarda yer alan giderlerden, kanunlar uyarınca kabul edilen veya kabul edilmeyenlerin tespiti, şirketin faaliyet konusuna göre yararlanabileceği istisnalar ve indirimlerin hesaplanması sonrasında TİCARİ KÂR’dan MALİ Kâr’a ulaşılmasıdır.

Kurumlar Vergisi beyannamesinin verilme süresi her yılın 25 Nisan tarihidir. 2015 yılında hafta sonuna denk geldiği için 27 Nisan 2015 olarak güncellendi.

Kurumlar beyannamesindeki hazırlanan taslaktaki haliyle hesaplama aşağıdaki tablodaki gibi yapılmaktadır.

İCARİ KÂR VEYA ZARAR (690 DÖNEM KÂRI VEYA ZARARI HESABININ BAKİYESİ )
 (+)  KANUNEN KABUL EDİLMEYEN GİDERLER
 (+)  TİCARİ KÂRA YAPILACAK DİĞER İLAVELER
  (-)  TİCARİ KÂRDAN YAPILACAK İNDİRİMLER
(-)ZARAR OLSA DAHİ İNDİRİLECEK İSTİSNA KAZANÇLAR
= (Bu aşamada ulaşılan sonuç negatif olursa, bu tutar gelecek yıla geçmiş yıl
zararı olarak devreder.)
(-) ZARAR MAHSUBU
(-) KAZANCIN BULUNMASI HALİNDE İNDİRİLECEK İSTİSNA KAZANÇLAR
(-) KAZANCIN BULUNMASI HALİNDE UYGULANACAK DİĞER İNDİRİMLER
(-) YATIRIM İNDİRİMİ
=  KURUMLAR VERGİSİ MATRAHI

Yukarıdaki tabloda yer alan her bir satır aslında altında KVK ilgili maddeleriyle desteklenmiş birer ana başlık. Bu satırlardan birçoğu KOBİ diye tabir edilen ölçekteki ticari işletmelerce hiç kullanmıyor. Peki bu kadar detaylı bir çalışma istenen bu bilgileri kim kullanıyor diye sorulduğunda cevabı; ülkemizdeki toplam işletmeler içindeki yüzdesi %3 olan halka açık, borsada kağıtları işlem gören, büyük bir çoğu uluslararası firmalar olacaktır. Ülkemizdeki toplam pazarın %3’ünü oluştursalar dahi, yarattıkları ekonomik büyüklük açısından ilk 500’deki firmaların %90’ını oluşturduklarını da eklemek istiyorum. Toparlarsak yüzde olarak işletme sayısı bakımında çok düşük olmalarına rağmen, ülke ekonomisine yarattıkları katma değer bakımından ekonomiye yön verici niteliktedirler. Bu açıklama ışığında, aslında düşünülen kadar gereksiz detaylı şekilde hazırlanmış bir tablo olmadığı anlaşılıyor.

KOBİ ölçeğindeki işletmelerin beyan ettikleri Kurumlar Vergisi’nde Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler, Zarar Mahsubu, Yatırım İndirimi gibi kalemler, hemen her Kurumlar Vergisi Beyannamelerinde doldurulduğunu sıkça gördüğümüz kalemler. İçerik olarak neleri kapsadığı, ya da ifade olarak neyi anlattığı hususunda net olmayan bir kısım olduğunu düşünmediğim başlıklar açıkçası.

Diğer kalemler dediğimiz büyük cirolara sahip çoğunlukla İstanbul merkezli, genelde BÜYÜK MÜKELLEFLER vergi dairesine bağlı, ülkedeki spor, eğitim, sağlık gibi faaliyetlere sponsorluk eden firmaların sponsorlukla ilgili faaliyetleri, hisselerini halka arz etttikleri zamanki elde ettikleri kazanç gibi durumlar sayılabilir. Örnek vermek gerekirse; spor kulüplerine, bireysel spor dallarındaki (Milli Futbol Takımlarına, Bayan Voleybol Takımlarına, yüzücüler, tenisçiler) sporculara sponsor olan firmalar, sponsorluk hizmetleriyle ilgili katlanmış oldukları maliyetleri Kurumlar Vergisi beyannamesinde bildirip, daha az vergi ödeyebilirler. Amatör spor dalları adı altında geçen ülkemizde 1. Lig’de yer alan futbol takımları haricindeki tüm klüpler ve sporcular için katlanılan maliyetlerin %100’ü vergi matrahından indirilebilir. Profesyonel olarak tabir edilenlere yapılann sponsorluk masraflarının ise %50’si vergi matrahından indirilebilir.

2- Sponsorluk Harcamaları

KVK’nın 10. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre, 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının sözü edilen kanunlar uyarınca tespit edilen amatör spor dalları için tamamı, profesyonel spor dalları için % 50’si beyanname üzerinde gösterilerek dönem kazancından indirilebilmektedir.

Yazımın bundan sonraki kısmında muhasebesel detaylardan bahsedeceğim. Bu sebeple muhasebe alt yapısı olmayanlar için sıkıcı olabilecek düzeydeki detaylarla karşılacaklarını bildirerek okuyucularımı şimdiden uyarmak istiyorum.

Fakat meslek olarak muhasebe, vergi, finans işleriyle uğraşan kişiler için, üniversite öğrencileri ve yazılarımın büyük bir takipçisi olduklarını gelen maillerden anladığım akademisyenler için, mümkün olduğunca örneklerle desteklemeye çalıştığım faydalı bir yazı olduğu kanaatindeyim.

A-TİCARİ KÂRA YAPILACAK DİĞER İLAVELER

Şirketlerin çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin üzerinde elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, kurumlar vergisinden istisna bulunmakta ve bu kazançlar uygulamada emisyon primi olarak adlandırılmaktadır.

Borsada işlem gören büyük şirketlerin mali tablolarında sıkça karşılaşılabilecek bir durum olan, anonim şirketlerin kuruluşları esnasında veya sermayelerini artırdıkları zaman, emisyon primi elde ederler. (Muhasebesel bir ayrıntıyı da eklemek gerekirse; “Emisyon Primleri 520- Hisse Senedi İhraç Primleri” hesabında izlenmekte ve gelir tablosuna aktarılmadan bilançoda yer almaktadır. Bu nedenle beyanname üzerinde ticari kâra eklenmeli daha sonra istisna kazanç olarak indirim konusu yapılmalıdır. )

KVK’nın 10. maddesi kurumlar vergisi matrahının tespitinde; kurum kazancından yapılacak bazı indirimlerin beyanname üzerinde ayrıca gösterileceğini hükme bağlamıştır. Bu nedenle söz konusu indirim kalemlerinden dönem içinde gider yazılmış olanların ticari kâra eklenmesi ve beyanname üzerinde ayrıca indirim konusu yapılması gerekmektedir. KVK’nın 10. maddesi dikkate alındığında bu kapsamda ticari kâra eklenecek kalemlerin sponsorluk harcamaları ile beyanname üzerinde indirim konusu yapılacak bağış ve yardımlar olduğu ortaya çıkmaktadır.

B- TİCARİ KÂRDAN YAPILACAK İNDİRİMLER

Senetsiz borçlar ve verilen vadeli çekler için hesaplanan reeskont faiz gelirleri mali kâra dahil edilmez. Bu nedenle söz konusu gelirlerin ticari kârdan indirilmesi gerekir. Ayrıca önceki dönemde senetsiz alacaklar ve hatır senetleri için hesaplanan reeskont faiz giderleri, takip eden dönem başında gelir kaydedilir. Bu tür faiz gelirlerinin de ticari kârdan indirilmesi gerekir.

(Tekdüzen Hesap Planına göre, karşılık giderleri iptal edildikçe “644-Konusu Kalmayan Karşılıklar Hesabı” aracılığıyla “690-Dönem Kâr veya Zararı Hesabı”na alacak kaydedilir. Tekdüzen Hesap Planı uyarınca ayrılıp VUK’da öngörülmeyen karşılık giderleri ayrıldıkları dönemde ticari kâra eklenerek vergilenir. Bu tür karşılıklar iptal edildikleri ve 644-Konusu Kalmayan Karşılıklar Hesabına kaydedildikleri dönemde ticari kâra dahil olacaklarından mükerrer vergilemeyi önlemek için bu dönemde ticari kârdan indirilmelidir.)

Tekdüzen Hesap Planı ve SPK, kıdem tazminatlarının karşılık ayrılarak giderleştirilmesini öngörmektedir. Ancak vergi kanunları kıdem tazminatlarında gider kaydını sadece ödeme halinde kabul etmektedir. Tekdüzen Hesap Planına göre kıdem tazminatları karşılık ayrılarak giderleştirilmişse, ödeme aşamasında tekrar gider kaydı muhasebe tekniği olarak mümkün olmamaktadır. Daha önceden ayrılan kıdem tazminatı karşılıkları kanunen kabul edilmeyen giderler olarak mali kâra dahil olacağından, karşılık ayrılmış kıdem tazminatlarından yıl içinde ödenen tutarların ayrıca ticari kârdan indirilmesi gerekir.

Kâr dağıtımında personele verilen temettü ücret olarak değerlendirilmekte ve ilgili olduğu dönemin kazancından indirilebilmektedir. Ancak yapılan ödemelerin ilgili dönemin kayıtlarına intikali fiilen mümkün olmamaktadır. Bu nedenle personele dağıtılan temettü tutarının kurumlar vergisi beyannamesinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.

C- DÖNEM FAALİYET SONUCU ZARAR OLSA DAHİ İNDİRİLECEK İSTİSNA KAZANÇLAR

İstisnalar, vergiye tabi olmakla birlikte, muhtelif gerekçelerle vergilemeye konu edilmeyen kazançlardır. Kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlar KVK’nın 5. maddesinde düzenlenmiş olup, KVK dışındaki bazı kanunlarda da bir kısım kazançların kurumlar vergisinden istisna edilmesine ilişkin hükümler bulunmaktadır. İstisna kazançlardan risturn istisnası sadece kurum kazancının mevcut olması halinde uygulanırken, diğerleri kurumun faaliyet sonucu zarar olsa dahi indirim konusu yapılır. Kurumun faaliyet sonucu zarar olsa veya istisna uygulaması sonucunda zarar oluşsa dahi uygulanacak olan istisna kazançlar yukarıdaki tabloda yer almaktadır.

D- ZARAR MAHSUBU

Zarar mahsubu KVK’nın 9. maddesinde düzenlemiştir. Zarar mahsubu, zarar olsa dahi indirilecek istisna kazançlar düşüldükten sonra pozitif bir tutar kalırsa yapılabilir. Bu işlem sonucunda negatif bir tutara ulaşılmışsa, söz konusu tutar gelecek döneme devreden cari yıl mali zararını gösterir.

Kurum kazancından mahsup edilebilecek zararları aşağıdaki gibi gruplandırmak mümkündür:

1- Kurumların kendilerine ait geçmiş dönem zararları,

2- Devir veya tam bölünme hallerinde devralınan veya bölünen kurumların zararları,

3- Yurt dışı faaliyetlerden doğan zararlar.

SONUÇ

Tekdüzen Hesap Planına göre bulunan dönem kârı vergi matrahı olan mali kârdan farklı bir tutar olup, kurumlar vergisi matrahının bu tutardan hareketle vergi kanunlarına göre hesaplanması gerekmektedir.

Her türlü, soru, görüş ve önerileriniz için iam@ozgemguvenbas.com.tr adresine maillerinizi bekliyorum.

6552 SAYILI YASA SONRASI GENEL SAĞLIK SİGORTASI SON DURUMU

1/1/2012 tarihinden itibaren zorunlu genel sağlık sigortası uygulamasına geçilmiştir.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 60 ıncı maddesinde genel sağlık sigortalısı sayılanlar düzenlenmiş olup genel sağlık sigortalısı sayılmanın ana koşulu, yerleşim yerinin Türkiye olmasıdır.

Türkiye’de yaşayan Türk vatandaşları zorunlu olarak, yabancı ülke vatandaşları ise talepleri ile genel sağlık sigortası kapsamına alınmaktadır.

 Bir sosyal güvencesi bulunmayan ya da başka birinin (anne, baba, çocuk) sosyal sigorta haklarından yararlanamayacak kişiler zorunlu olarak, prim ödeyerek sosyal bir güvence elde etmiş olurlar.

Ödeyecekleri primin ne kadar olacağını da GELİR TESTİ SONUCU belirler.

 Gelir testi işlemi, kişinin çeşitli göstergeler ışığında mevcut gelirinin belirlenmesidir.

Gelir tespitinde aynı hanedeki aile esas alınmaktadır. Adres Kayıt Sisteminde yer alan adres bilgilerine göre aynı hane içinde yaşayan ve MERNİS kayıtlarında yer alan eş, yaşlarına bakılmaksızın evli olmayan çocuk ile genel sağlık sigortalısı olarak tescil edilecek kişinin ana ve babası esas alınmakta ancak, aynı hanede yaşamayan ve öğrenim nedeniyle başka bir hanede yaşayan evli olmayan çocuklardan 25 yaşını doldurmayanlar gelir tespitinde aile içinde değerlendirilmektedir.

 Gelir Testi Sonucu Ne kadar Prim Ödenecek?

GSS Statüsü Gelir Durumu Ödeyeceği Prim
60/1(c-1) Asgari ücretin üçte birinden az olanlar Hazinece karşılanır
60/1(g-1) Asgari ücretin üçte birinden asgari ücrete kadar olanlar (Asgari Ücret/3) x %12
60/1(g-2) Asgari ücretten asgari ücretin iki katına kadar olanlar (Asgari Ücret)x%12
60/1(g-3) Asgari ücretin iki katından fazla olanlar (Asgari Ücret)x2x%12

 

Yapılandırma için Genel sağlık sigortası prim alacakları için başvuru formu doldurulmak suretiyle elden veya posta yoluyla ikametgâhının bağlı bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine başvurulması gerekmektedir.

 6552  sayılı yasa sonrasında Genel Sağlık sigortası primi alacakları yönünden en geç 30/4/2015 tarihine kadar Kuruma başvuruda bulunulması gerekmektedir.

Genel sağlık sigortası tescili yapıldığı halde gelir testine hiç başvurmayan kişilerin, yeniden yapılandırma hakkındaki maddenin Resmi Gazetede yayımlandığı (11/09/2014) tarihi takip eden aybaşından itibaren altı ay içerisinde (31/3/2015 tarihi mesai bitimine kadar) yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfına gelir testi için başvurmaları durumunda genel sağlık sigorta tescilleri, gelir testi sonucuna göre tescil başlangıç tarihinden itibaren güncellenecek ve belirlenen gelir seviyesine göre primleri tahakkuk ettirilecektir.

Genel sağlık sigortasından kaynaklanan alacak aslının tamamının 31/5/2015 tarihinin Pazar gününe rastlaması nedeniyle en geç 1/6/2015 tarihine kadar ödenmesi halinde bu alacaklar için herhangi bir faiz alınmayacaktır.

 Borçlarını yapılandırmak için başvuruda bulunan borçlular, yapılandırılan borçlarının ilk taksitini ödemeleri ve yapılandırmanın ihlal edilmemesi  ayrıca yapılandırılan tarihten sonra ödeme vadesi geçmiş cari dönemden 60 günden fazla prim ve prime ilişkin borçlarının bulunmaması halinde sağlık hizmetlerinden yararlanmaya başlayacaklardır.